12 Mart 2007 Pazartesi

YemekSepeti.com: Bir E-Ticaret Başarısı

Yemeksepeti.com kurucularından ve genel müdürü Nevzat Aydın’ın E-Ticaret dersinde bizimle paylaştıklarından kısaca bahsedelim.
Yemeksepeti.com online paket servis portalı olarak 6 yıldır hizmet vermektedir. Sitenin ön plana çıkan en önemli özelliği, ziyaretçilerden kredi kartı istememesi. 2001 yılında yayın hayatına başlamış olan sitenin böyle bir uygulama ile hizmet sunması, gerçekten oldukça iyi bir karar. Bunun nedeni ise, özellikle o yıllarda, insanların kredi kartı ile alışveriş yapmaktan kaçınması. Sistemin işleyişi ise oldukça basit, site kullanıcıdan aldığı siparişi doğrudan restoranlara iletiyor ve restoranlar siparişi en kısa sürede hazırlayıp kullanıcıya ulaştırıyor.
Nevzat Aydın, 1999 yılında MBA eğitimi almak için gittiği ABD’nin San Francisco şehrinde bu konuyla ilgili (online paket servisi) araştırmalar yaptıktan sonra, 2000 yılında Türkiye’ye dönüş yaptı (MBA eğitimini yarıda bırakarak). İki arkadaşıyla birlikte kurduğu YemekSepeti.com, şu anda Antalya, Ankara, İstanbul, İzmir (ve yakında Bursa’da) hizmet veren, 1400’ü aşkın restoran ile çalışan, 240.000’in üzerinde kullanıcısı bulunan dev bir e-ticaret sitesi haline geldi. Sistemden ise 650 kadar restoran çıkarılmış. Bu rakam, hali hazırdaki restoran sayısının aşağı yukarı yarısına tekabül ediyor. Bunun nedeni ise, YemekSepeti.com’un müşteri odaklılığı sonucunda performasından memnun olmadığı restoranları sisteminden çıkarmakta tereddüt etmemesi. Örneğin, Nevzat Bey’in bahsettiği bir konu var. Kullanıcı, YemekSepeti.com üzerinden sipariş verip, siparişini 2 saat sonra aldığında online paket servisinin çalışmadığı düşüncesine varıyor. Bu da, sadece o restoranın hatası olmaktan çıkıp, tüm siteye mâl olabiliyor. Bu nedenle de, YemekSepeti.com, hizmet kalitesi üzerine oldukça titiz çalışıyor, kalite düzeyinden memnun olmadığı restoranlar ile ilişkisini kesiyor. Restoranların kalite düzeyi hakkında bilgiyi ise, yine kullanıcılardan alıyor. Kullanıcılardan gelen tüm şikayetler titizlikle inceleniyor, site üzerinden yapılan, restoran değerlendirme sistemi de bu çalışmalara dahil ediliyor.
YemekSepeti.com’un gelir modeli ise sipariş üzerinden komisyona dayanıyor. Bu şekilde, restoran eğer YemekSepeti.com üzerinden sipariş almazsa, herhangi bir ücret ödemiyor. Böyle olunca, restoranlar YemekSepeti.com’dan çıkmak istemiyor. Eğer, listeleme ücreti dediğimiz aylık bir ücret alınsaydı restoranlardan (ki bu miktar genellikle kurumların bir şekilde reklamı yapıldığı için alınır) YemekSepeti.com üzerinden sipariş alamayan restoranlar sistemden çıkmak isterdi. Bu bağlamda, model gayet güzel tasarlanmış. Ayrıca, belli zaman aralıklarında gönderilen toplu e-mail gönderimlerinde, bu e-mail larda yer almak isteyen restoranlardan da belli bir miktar ücret alınıyor. Böylelikle, restoran kampanyasını YemekSepeti.com veritabanındaki tüm kullanıcılara duyurmuş oluyor. Burada eklenmesi gereken bir husus daha var.YemekSepeti.com toplu mail gönderimleri için bir şirket ile çalışıyor. Birçok açıdan maliyeti düşük olan site, bu şirkete tamamen bedava olan bu gönderimler için belli bir miktar ücret ödüyor. Şirket, YemekSepeti.com’dan gönderilen e-mail ların spam e düşmesini engelliyor. Bu da, mail gönderimlerinden maksimum verim alınmasını sağlıyor.
“Web sitenizin sizce de artık yenilenme vakti gelmedi mi?” şeklinde yönelttiğim soruya Nevzat Aydın, 2007 yılı için böyle bir planlarının olduğu cevabını verdi. Sitenin şu andaki tasarımıyla ilgili bir yazı yazmıştım. Kendileri de sitenin tasarımının çok iyi olduğunu düşünmüyorlar. Sitenin açıldığı 2001 yılında hızlı görüntülenebilmesi için, tasarımda genelde yazılar kullanılmış. 2001 yılının düşük hızlı internet bağlantıları düşünüldüğünda aslında doğru bir seçim yaptıkları söylenebilir. Ancak 1024 kb’lik hızlara ulaştığımız bugünlerde, site tasarım açısından tekrar gözden geçirilirse faydalı olur kanısındayım.